may I - Türkçe İngilizce Sözlük

may I

"may I" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 81 sonuç

İngilizce Türkçe
İfadeler
if I may say so expr. deyim yerindeyse
if I may be so bold expr. haddimi aşmak istemiyorum ama
if I may be so bold expr. haddimi aşmak istemem ama
may I present to you expr. huzurlarınızda
if I may venture a guess expr. eğer bir tahminde bulunacak olursam
Konuşma Dili
may god strike me down if I lie expr. eğer yalan söylüyorsam allah beni çarpsın
may I speak to (one)? expr. (biriyle) konuşabilir miyim?
may I tell (someone) who's calling? expr. kim arıyordu?
may I speak to (one)? expr. (biriyle) görüşebilir miyim?
may I tell (someone) who's calling? expr. (birine) kim arıyor diyeyim?
may I tell (someone) who's calling? expr. kim aramıştı?
may I tell (someone) who's calling? expr. (birine) kimin aradığını söyleyeyim?
how else may I help you? exclam. sizin için yapabileceğim başka bir şey var mı?
how else may I help you? exclam. başka yardımcı olabileceğim bir şey var mı?
how else may I help you? exclam. sizin için başka ne yapabilirim?
how else may I help you? exclam. başka bir isteğiniz/arzunuz var mı?
Deyim
try as I may expr. ne kadar denersem/çabalarsam deneyeyim/çabalayayım
try as I may expr. ne kadar yapmaya çalışırsam çalışayım
Konuşma
may I count on you expr. size güvenebilir miyim
if i may expr. müsaade ederseniz
if I may expr. izin verirseniz
how may I assist? expr. nasıl yardımcı olabilirim?
may I take the liberty of expr. anlayışınıza sığınarak
may I ask a question? expr. bir soru sorabilir miyim?
may I go? expr. gidebilir miyim?
may I use your powder room? expr. tuvaletinizi kullanabilir miyim?
may I get off here, please? expr. burada ineyim lütfen
may I have your autograph? expr. bir imzanızı alabilir miyim?
I may need time expr. zamana ihtiyacım olabilir
may I tell him who's calling? expr. kim aramıştı?
may I tell him who's calling? expr. kim arıyor diyeyim?
may I tell him who's calling? expr. kim arıyordu?
may I tell him who's calling? expr. kimin aradığını söyleyeyim?
may I see you again? expr. tekrar görüşebilir miyiz?
may I see you again? expr. seni tekrar görebilir miyim?
may I use your powder room? expr. tuvaletinizi kullanabilir miyim?
may I speak to someone? expr. (telefonda) -ile görüşebilir miyim?
may I take a message? expr. bir notunuz varsa alabilir miyim?
may I be excused? expr. izninizi isteyebilir miyim?
may I be excused? expr. müsadenizi isteyebilir miyim?
may I be excused? expr. (izninizle) gidebilir miyim/kalkabilir miyim?
may I help you? expr. size yardım edebilir miyim?
may I be excused? expr. bana müsaade!
may I take your order? expr. siparişinizi alabilir miyim?
may I take a message? expr. notunuzu alabilir miyim?
may I be excused? expr. müsaadenizle gidebilir miyim/kalkabilir miyim?
how may I help you? expr. size nasıl yardımcı olabilirim?
may I make a suggestion? expr. bir öneride bulunabilir miyim?
may I kiss you? expr. seni öpebilir miyim?
may I help you? expr. yardımcı olabilir miyim?
I may know her expr. onu tanıyor olabilirim
I may know him expr. onu tanıyor olabilirim
may I look at your eyes? expr. gözlerine bakabilir miyim?
how may i help you? expr. (garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim?
may I help you? expr. (garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim?
may I give you a lift? expr. seni gideceğin yere bırakayım mı? (arabayla)
if I may say so myself expr. söylememde mahzur/sakınca yoksa
if I may say so expr. beni mazur görün
if I may say so expr. söylememde mahzur/sakınca yoksa
if I may say so myself expr. beni mazur görün
may I help you? expr. yardım edebilir miyim?
may I have your order? expr. siparişinizi alabilir miyim?
may I see her? expr. onu görebilir miyim?
may I see him? expr. onu görebilir miyim?
how may I direct your call? expr. kimi aramıştınız?
may I sit next to you? expr. yanına oturabilir miyim?
may I sit by you? expr. yanına oturabilir miyim?
may I have a word with you? expr. seninle biraz konuşabilir miyim?
I may be losing my mind expr. aklımı yitiriyor olabilirim
may I come in? expr. gelebilir miyim?
if I may be so bold expr. benim haddime değil ama
I may not be understanding you expr. seni anlamamış olabilirim
may I be of some assistance to you? expr. yardımcı olabileceğim bir konu var mı?
may I have your attention? expr. dikkatinizi rica edebilir miyim?
I may not come back expr. geri dönmeyebilirim
I may not return expr. geri dönmeyebilirim
may I stay here? expr. burada kalabilir miyim?
may I take your order? expr. siparişinizi alabilir miyim?
may I take your order (now)? expr. (şu anda) sipariş vermek ister misiniz?
may I take your order (now)? expr. siparişinizi alabilir miyim?
I'd like to get to the point if I may expr. izninizle konuya giriyorum